Karakoy (Istanbul)

Karakoy (Istanbul)

Di Nergiz Varli

Ph Nergiz Varli

   İstanbul’ un en eski yerleşim yerlerindendir. Beyoğlu’ na bağlıdır.  Çağlar boyu önemli bir liman ve ticaret merkezi olmuştur. Boğaziçi’nin Avrupa tarafında Haliç’ in kuzeyinde yer alan Karaköy, Bizans İmparatorluğu döneminde ilk Cenevizli tüccarlara  kapılarını açmıştır. Ticaretle uğraşan Cenevizliler bölgelerini ve kendilerini korumak için duvarlar, surlar örmüş ve Bizanslılardan kalan eski kuleyi yeniden yapmışlardır. Günümüzde varlığını sürdüren ve en önemli eserleri arasında yer alan kule, İstanbul’ un önemli simgelerinden olan Galata Kulesidir. Unesco, Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Galata kulesi Cenevizlilerden önce  “İsa Kulesi” olarak da adlandırılmıştır .

   Karaköy adını Karaim Yahudilerinden almıştır. İstanbul’ un Fethi’nden sonra farklı medeniyetleri kucaklayan Karaköy,  kültür miraslarını bugün hala korumaktadır. Her caddesinde her sokağında karşınıza çıkan binaları,  kiliseleri, hanları,  sinagogları ve camileriyle sizi kendisine hayran bırakmaktadır. Semt 1500 yılında İspanyol engizisyonundan kaçan Sefarad Yahudilerine, 1917 yılında Bolşevik Devrim’inden kaçan Beyaz Ruslara da ev sahipliği yapmıştır.

   Bugün değişen yüzüyle Karaköy hem yerli hem de yabancı turistin en çok ziyaret ettiği nadide semtlerdendir. Vaktiyle önemli bir liman şehri olan bölge, uzun seferlerden dönen denizcileri de arka sokaklarındaki genelevlerine çekermiş. Aynı zamanda bu  namıyla da ünlenen semtte genelevler 2010 yılına kadar varlığını sürdürmüştür. 2010 yılında genelevler mühürlenerek kaldırılmıştır. Bu gelişme günümüz Karaköy’ünün değişiminin de başlangıcı olmuştur. Semt adım adım bir dönüşüm içine girmiş cafeler, restaurantlar, tasarım atölyeleri, hırdavatçılar, pastahaneler, kitapçılar, kahveciler, atölyeler ve müzeler açılmıştır. Bu değişimle  şehrin bütün kesimlerini kendisine çekmeye başlamıştır. Köklü değişim bazı binalarda da uygulanmaya başlamış, yenilenip restore edilmiştir.

   Bu bilgilerden sonra Karaköy’e yolculuğumuzu Galata Köprü’sünden başlatalım. Tarihi yarımada’yla Pera’ yı birbirine bağlayan köprü Haliç üzerindeki beşinci köprüdür çağlar boyu yapılan.  Ortasından tramvay geçen, yürüyerek geçilebilen köprünün sağ ve sol tarafında  neredeyse 24  saat oltalarıyla balık tutan insanlar görebilirsiniz. Çift katlı olan köprünün alt katında meyhane, bar, cafe, restaurant ve balıkçı lokantası bulunur. Köprüden Karaköy’e ilk baktığınızda Galata Kulesi size göz kırpar. Sağınızda Ziraat Bankası, Karaköy Palas, Ulaşım Müdürlüğü, iskele, Uğurlu Han, Yeraltı Cami, Rus Kiliseleri, Fransız Geçidi, Tophaneye kadar eşsiz bir tarih sizi davet eder yaşamış, susmuşların arasına. Sol yanınız da ise tünel, Nordstern Han, hırdavatçılar, Bankacılar Sokağı, Kurşunlu Han, Azapkapı, Arap Cami, Kamondo Merdivenleri ve daha fazlası semtin kozmopolitliğinin habercisidir.

   Biz  iskeleden başlayarak Tophane’ye oradan Galata’ya, Galata’dan Nordstern Han’a hep bir öncekini koruyan  farklı izlerin, kültürlerin şehrin sokaklarına taşan çeşitliliğini dolaşarak Karaköy’e ulaşacağımız bir yolculuk yapacağız. İstanbul’un bir çok semti, tarihi geçmişi ve hikayeleriyle bir yazıya sığdıralamayacak kadar uzun. Bu nedenle bu kez yazımı bölümler halinde yazacağım size.

Nergiz Varli correspondent Project Radici Istanbul, Turchia

Traduzione a cura di Daniela Piesco

Il quartiere di Karaköy a Istanbul

Karaköy e’ uno degli insediamenti più antichi di Istanbul. È affiliato a Beyoğlu. È stato un importante porto e centro commerciale per secoli. Esso è situato a nord del Corno d’Oro sul lato europeo del Bosforo e ha aperto le sue porte ai primi mercanti genovesi durante l’impero bizantino. I genovesi, dediti al commercio, costruirono mura e bastioni per proteggere le loro regioni e se stessi, ma soprattutto ricostruirono la vecchia torre lasciata dai bizantini.

Tra le opere più importanti presenti nel quartiere,ci è infatti la Torre di Galata, uno dei simboli più significativi di Istanbul. La Torre di Galata, che si trova nella Lista del Patrimonio dell’Umanità dell’Unesco, è stata anche chiamata “la Torre di Cristo” dai Genovesi.

Il nome Karaköy deriva dall’ebraico Karaim.Questo quartiere di Istanbul che ha abbracciato diverse civiltà , conserva ancora oggi ,intatto ,tutto il suo patrimonio culturale.

È una zona che ti affascina con i suoi palazzi, le sue chiese, le locande,le sinagoghe e le moschee che compaiono in ogni via .Il distretto ospitava ebrei sefarditi che fuggirono dall’Inquisizione spagnola nel 1500 e russi bianchi che fuggirono dalla rivoluzione bolscevica nel 1917.

Karaköy è uno dei quartieri più visitati dai turisti locali e stranieri. Un tempo fu una importante città portuale, che attirava i marinai che tornavano dai lunghi viaggi per bordelli esistenti nelle sue strade secondarie. Questi bordelli del quartiere sono esistiti fino al 2010, dopo vennero chiusi e aboliti.

Il quartiere si è trasformato passo dopo passo, sono stati aperti caffè, ristoranti, laboratori di design, ferramenta, pasticcerie, librerie, bar, laboratori e musei. Con questo cambiamento, ha iniziato ad attrarre tutte le parti della città. È iniziato un cambiamento radicale in alcuni edifici, che sono stati ristrutturati e restaurati.

Dopo queste informazioni, potrete iniziare il vostro viaggio verso Karaköy partendo dal ponte di Galata. Il ponte collega la penisola storica e Pera ed è il quinto ponte sul Corno d’Oro, costruito da secoli. Potrete vedere le persone che pescano con le loro canne da pesca per quasi 24 ore sia sul lato destro che sinistro del ponte il quale può essere attraversato a piedi mentre vi passa anche con un tram che corre nel mezzo.

Ci sono taverne, bar, caffè, ristoranti e ristoranti di pescatori al piano terra del ponte a due piani. Quando guardi per la prima volta Karaköy dal ponte, pare che la Torre di Galata ti faccia l’occhiolino. Alla destra del ponte troviamo importanti attrazioni come Ziraat Bank, Karaköy Palas, la Direzione dei trasporti, il molo Uğurlu Han, la Moschea sotterranea, le Chiese russe, la Porta francese.E un luogo incantato che ti invita a una storia unica tra coloro che hanno vissuto e taciuto.

Alla sua sinistra invece possiamo scorgere il tunnel Nordstern Han, i negozi di ferramenta, Bankers Street, Kurşunlu Han, Azapkapı, la moschea Arap, le scale Kamondo e altro ancora sono costituiscono i precursori del cosmopolitismo del quartiere.

Vi farò viaggiare dal molo a Tophane, da Galata a Galata, da Galata a Nordstern Han, dove percorreremo la diversità di tracce e culture che proteggono sempre le precedenti e raggiungeremo le strade della città.

Molti quartieri di Istanbul sono troppo lunghi per essere inseriti in un articolo con il loro passato storico e le loro storie. Pertanto, questa volta scriverò il mio articolo in più sezioni.

Mi raccomando seguitemi !

Redazione@progetto-radici.it

Daniela Piesco

Daniela Piesco

Lascia un commento

Il tuo indirizzo email non sarà pubblicato. I campi obbligatori sono contrassegnati *

%d blogger hanno fatto clic su Mi Piace per questo: