Eminönü II : Bolum

Eminönü II  :  Bolum

Nergiz Varli

metin ve fotoğraflar Nergiz Varli

1955 yılında kadar mahalle, ve yaşam kültürü’ nün olduğu semt daha sonraları tamamen iş merkezlerin olduğu bir bölgeye dönüşmüştür . Gündüz kalabalığının aksine geceleri sessiz tenha bir hal alır. Çünkü tüm iş yerleri çok erken saatte dükkanlarını kapatırlar. İstanbul’a gelen turistlerin en çok merak ve ziyâret ettiği bölge. 1500 yıldır ticaretin ve İstanbul’un kalbi olan semti geçmişin görkemli binaları, hanları, camileri, türbeleri, çeşmeleri ve müzeleriyle incelemeye devam edelim. Eminönü- Sirkeci arasındaki bu eserler Osmanlı ve Birinci Ulusal Mimarlık Akımının en önemli yapı ve anıtları arasındadır.

RÜSTEM PAŞA CAMİ
Rüstem Paşa Kanuni Sultan Süleyman’ın damadı ve veziridir. Avrupa’nın en süslü camisi olarak ‘’Newsweek dergisi’’ dünyanın 50 mücevheri listesine almıştır. Cami’nin bulunduğu alan çukurda kaldığı için alt kısmına dükkanlar ve depolar yapılmış. İznik çinilerinin en güzel örnekleri ile süslüdür. Taklit edilemeyen ünlü mercan kırmızısıyla yapılmış lale ve karanfil desenli bu çiniler Osmanlı çinicilik sanatının en güzel örneklerindendir. Sade bir görünüme sahip olan cami dönemin de çok eleştiri alınca Mimar Sinan caminin iç kısmında harikulade bir iş çıkarmış ve Cami’nin içini duvarlarından mihrap ve minberine kadar herşeyi eşsiz güzellikteki bu çiniler ile süslenmiştir.

HATİCE TURHAN SULTAN ÇEŞMESİ
1673 yılında Yeni Camii Külliyesi içinde Hatice Turhan Sultan tarafından Mimar Mustafa Ağa’ya yaptırılmıştır. Çeşme ve sebil geniş bir saçak altında yan yana klasik tarzda mermerden yapılmıştır. Dört mermer sütunun ayırdığı dökme demirden yapılmış her birinde yedişer su verme aralığı bulunan çeşme, sebil ,su haznesi ve iç avludan oluşan bir yapıdır. Alttan desteklenen geniş saçaklı çatısı yapıya heybetli bir görüntü verir. Mermer üzerine işlenmiş zarif süslemeleri ile klasik dönemin Anıtsal eserlerine güzel bir örnektir. Camii’ye çok yakın olan çeşme çeşitli zamanlarda tadilat edilmiş, en son 2003 ‘de Mimar Aydın Gün tarafından aslına uygun olarak yeniden restore edilip hizmete sunulmuştur.

HATİCE TURHAN SULTAN TÜRBESİ
Hatice Turhan Sultan oğlu IV. Mehmed’in tahta çıkmasıyla 35 yıl Valide Sultanlık yapmıştır. Ölümüne kadar bu ünvanı korumuştur. Yeni Camii Külliyesi içinde yer alan türbe 1663’de Mimar Mustafa Ağa Hatice Turhan Sultan tarafından yaptırılmıştır. Sultanahmet türbesine benzeyen yapı kare planlı olup türbeyi tek bir kubbe ile örtmektedir. Türbe de hem kendisi hem de beş Osmanlı Padişah’ının mezarı yer alıyor. Ayrıca çocukları Şehzadeler ve Hanım Sultanlar defnedilmiştir. Türbe motifleri, işlemeleri zerafetiyle önemli bir örnektir. Türbe kesme taşlardan yapılmış ve kalem işleri ve çini işleri oldukça göz alıcıdır. Hatice Sultan Türbesi içerisinde zamanla oluşturulan içinde geçmiş üç adet türbe var. Hanedandan 82 kişi buraya defnedilmiştir.

I.ABDÜLHAMİTHAN TÜRBESİ
27. Osmanlı Padişahı ve 29. Osmanlı Padişahı oğlu IV. Mustafa’nın mezarının bulunduğu türbe barok üslubundadır. Mimarlığını Mehmet Tahir Ağa, bina eminliğini Mustafa Ağa’nın yaptığı imaretten günümüze sadece türbe kalmıştır. Kare planlı türbe tamamen mermerden yapılmıştır. Önünde bir avlu bulunur dıştan iki katlı gibi görünen kubbeli bir yapıdır. 26 pencere ile aydınlanır. İçinde tüm yapının kenarlarında çepeçevre saran bir yazı görülmektedir. Mermer üzerine Sülüs yazısı ile Mülk Suresi’nin yazılıdır. Türbe’nin içi kalem işleriyle süslüdür. Bahçesinde mezarlıklar bulunmakladır.

IV. VAKIF HAN
I.Ulusal Mimari Akımının öncülerinden Mimar Kemaleddin bey tarafından o dönem de İstanbul’a kazandırılan binalardan birini yaparak şehre çok önemli bir yapı, adeta simgeleşmiş bir anıt kazandırmıştır. Yapımına 1911 de başlanmış fakat I.Dünya Savaşı nedeniyle inşasına ara verilmiş 1926 yılın da tamamlanmıştır. Osmanlının son dönemiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanıklık yapmıştır. İstanbul işgal edildiğinde Fransız ordusunun merkez binası olarak görev yapmış. Daha sonra atıl bir bina olarak kullanılamaz hale gelmiştir. 2007 yılında bina restorasyon geçirerek 5 yıldızlı bir otel olarak hizmete açılmıştır. Binanın ön kısmında ve yan cephede kesme taşlar kullanılmıştır. En üstteki köşe odalarının çatıları kubbe olarak tasarlanıp binaya kule görünümü kazandırılmıştır.

V.VAKIF HAN
1. Ulusal Mimari Akımı’nın önemli mimarlarından Mimar Kemaleddin Bey tarafından yapılan beş vakıf handan birincisidir. 1911 yılında tasarlanmış 1918’de de inşa edilmiştir. İki caddenin kesiştiği noktada ön cephe yuvarlatılarak köşenin önemi vurgulanmıştır. İçerisinde elli adet büro bulunan han bu sebeple Büro Han olarak adlandırılmıştır. Döneminin önemli yapıtları arasında bulunan bina restore ediliyor.

DEUTSCHE BANK
Alman tarzını yansıtan bina Sirkeci Garı’nıda yapan August Jachmund tarafından 1890’da yapılmıştir. İstanbul’un ilk betonarme yapılarındandır. Orta Avrupa mimarisinin örneği sayılan bina, ikiz kenarlı bir üçgeni andırmakta ve meydana bakan tarafında kubbeli bir kule görünüme sahiptir.İnşa edildiği yıllarda ve farklı dönemler banka olarak hizmet vermiş olan bina bugün otel olarak kullanılıyor.

HİDAYET CAMİİ
Hidayet Camii, 1814 yılında yapışmıştır. Ahşap olarak yapılan camii 1887 yılında II.Abdülhamit tarafından Alexandra Vallaury yeniden yaptırılmıştır. İki katlı Camii, karışık tarzı ile, belirli bir üsluba bağlanamayan oryantalist bir deneme olarak nitelendirilir. Minaresi düzgün kesme taştan tek şereflidir. Cami’nin iç süslemeleri kalem işidir, içinde çini .kullanılmamıtır . Kubbesinde 21 pencere bulunur. İstanbul işgali sırasında Fransızlar Camii’yi hapishane olarak kullanmıştır.

Nergiz Varli muhabir Proje Kökleri İstanbul Türkiye

Redazione

Redazione

Lascia un commento

Il tuo indirizzo email non sarà pubblicato. I campi obbligatori sono contrassegnati *